istanbul escort , istanbul escort bayan, istanbul escort bayanlar ,ümraniye escort , ataşehir escort , kurtköy escort , anadolu yakası escort , üsküdar escort , kadıköy ecort , şirinecler escort , beylikdüzü escort . halkalı escort

Hoşgeldin, Ziyaretçi! [ Giriş Yap

 

istanbul escorun anıları 2

  • Listelenen: 14 Mart 2015 16:28

Tanıtım:

istanbul escorun anıları 2

Bankanızın komisyonculuk servisinin yardımıyla, parayı yatırım
fonuna yatırıyorsunuz ve tekrar buz pateni sahasında çalışmaya
başlıyorsunuz. Orayı seviyorsunuz. Neden d eğişti resin iz? Nick, iki
düzine beyaz gülle geliyor ve ailenize olanları duyduğunu söylüyor.
Hangi hastanede olduğunuzu, cenaze töreninin nerede olduğunu
bulmaya çalışmış ama hiç kimse kesin olarak bilmiyormuş, bu
nedenle beklemiş ve geri dönmenizi umut etmiş. Sizi akşam ye-
meğine davet ediyor.
Evi, şirin bir mahallenin kenarında küçük bir derenin kıyısında.
Ona, Zamboni sürücülerinin bu kadar para kazandığını bilmediğini-
zi söylüyorsunuz. Gülüyor ve size sırrını gösteriyor. Çalışma odasın-
da, hepsinde NASDAQ ve NYSE borsa sayfaları açık olan çok sayıda
dizüstü bilgisayar var. “Ben amatör bir biyoteknoloji yatırımcısıyım,”
diyor. “Bu, kumar alışkanlığımdan kurtulduktan sonra edindiğim
küçük bir hobi. Doktor artık atlarla uğraşmak yok dedi, ben de
internetten ticareti buldum, bu daha da iyi.”
Anlaşılan Nick çok zengin değil ama parasını çarçur etmiyor.
Riske girmiyor ve sağlam oynuyor, bu nedenle de oldukça rahat.
Zamboni sürücüsü olarak çalışıyor çünkü babası da aynı işi yapar-
mış; bu bir tür saygı, ölen babasıyla bağlantısını sürdürme yolu.
“Şey,” diye itiraf ediyor, “Aslında bırakacaktım ama sonra sen orta-
ya çıktın ve ondan sonra, hiçbir şey beni buzdan uzak tutamadı.””Ben mi?”
Sizi yemek odasına götürüyor. Burada kızarmış tavuk ve taze
patatesten oluşan bir sofra hazırlamış. Geceyi birlikte geçiriyorsu-
nuz, ertesi geceyi ve sonraki geceleri de. Ona hâlâ size miras kalan
paradan bahsetmediniz; hatta küçük köhne dairenizden bile ta-
şınmadınız. O kadar büyük değişiklikler oldu kif bazı şeylerin aynen
kalmasını istediniz.
Fakat üçüncü ayın sonunda, kesinlikle şiddetli ve yaratıcı se-
vişmeler, çok sayıda kızarmış tavuk sonrasında, ona paradan bah-
setmeye karar veriyorsunuz. “Üç yüz bin dolar,” diyorsunuz, “Miras
kaldı ve hiç dokunmadım.” Nick, gözlerini kırpıştırıyor, patatesli
çatalı havada kalıyor. “Benimle evlen,” diyor.
“Efendim?”escort bayan (7)
“Doğru söylüyorum. Çocuklarım olsun istiyorum, seni bu evde
istiyorum, her şeyi istiyorum.”
Ona bakıyorsunuz, güçlü ellerine ve güzel gözlerine ve bu adamı
seviyorum, diye düşünüyorsunuz. Ancak, üç yüz bin dolarınız oldu-
ğunu açıkladıktan hemen sonra onunla evlenmenizi istemesi bi-
raz… tuhaf.Lanet olası bir buz pateni sahasındaki işe geri dönmeyeceksi-
niz. Üç yüz bin dolarınız varken asla. Bu parayla hayatınızın sonuna
kadar geçinemezsiniz ama bir yıl süreyle, belki iki yıl müsrif bir
şekilde, vasat bir şekilde altı yıl yaşayabilirsiniz. Maddi şeyler artık
zaten sizin için fazla önem taşımıyor.
Annenizi toprağa verdikten, dua ettikten sonra, dünyaya bakışı-
nız değişti. Daha önce önemli görünen şeyler, şimdi saçma geliyor;
para, kira, giysi, mücevher. Bütün o taşınabilen şeyler. Neden? Ne
için? Hiç kimse bir cenaze arabasının ardında bir U-Haul nakliye
arabası göremez. Parayı alıp bir iş kurabilirsiniz ya da çılgınca bir
şey yapabilirsiniz. Mesela dünya turuna çıkabilirsiniz.İlk müşterinizi tesadüfen kuafördeyken buluyorsunuz. Yanınızda
oturan kadın size boşanmasını anlatmaya başlıyor. Gözleri doluyor
ve kocası, proktologunun yirmi yaşındaki asistanıyla kaçtığından
beri yemek yiyemediğini anlatıyor. Kadın yarım saat daha içini ve
gözyaşı döktükten sonra, ona intikam isteyip istemediğini soruyor-
sunuz. Size, delirmişsiniz gibi bakıyor. “Kesinlikle, evet,” diyor. Ve
kiralık intikam sanatçısı olarak mesleğiniz işte böyle başlıyor.
Küçümsenen kadınlar. Bunlardan çok sayıda var ve hepsi birbi-
rinin halinden anlıyor. Zaten, kalbimiz kırıldığı zaman kime gideriz?
Kız arkadaşlarımıza. Zor dönemlerimizde, ağladığımız, aşırı yediği-
miz ve yine ağladığımız zaman bize kim yardım ediyor? Kız arkadaş-
larımız. Zamanın başından beri ve sonsuza dek, işler sarpa sardığın-
da, adam kaçıp gittiğinde, genç güzel bir şey uğruna gideceğini açık-
ladığı zaman veya sırf aramayı bıraktığında, kadınlar birbirlerine
destek olmuşlardır ve şimdi de olmaya devam edecekler.
Kendilerine kötü davranan erkeklerden sonunda intikam almak
için kaynaklarını birleştiren küçümsenmiş kadınlardan oluşan bir
ağ geliştiriyorsunuz. Aldatan kocalar, kötü erkek arkadaşlar, gad-
dar patronlar, baş belası üvey babalar, işe yaramaz oğullar. Anlaş-
ma gereğince, eğer İntikam Sanatçısı hizmetinden yararlanmak
istiyorsanız, düşük bir ücret ödüyorsunuz ve bir başkasının intikam
937planına katılmayı kabul ediyorsunuz. Yeni İşiniz hakkında çıkan
söylentiler olağanüstü. Kara kaplı küçük defterinize kısa sürede
Göçmenlik ve Vatandaşlık Bürosu’ndan Vergi Dairesi’ne kadar her
yerden kadın ekleniyor. Elektrik şirketinde, telefon şirketinde, tren
istasyonlarında, depolarda ve Motorlu Araçlar Kurumu’nda çalışan
kadınlar var. Eğer adamın biri sizin müşterilerinize bulaşırsa, bin-
lerce yolla mahvedilebilir. Zaten sloganınız da bunu söylüyor: Gizli-
ce ve tek vuruşta.
Yeni müşteriler alıyorsunuz. Kırgın, haksızlığa uğramış kadınlar-
dan oluşan bir liste oluşturuyorsunuz. Binlerce yanlışı düzeltiyorsu-
nuz. İntikam işlemleri komik işlemlerle (adamın havuzuna yetmiş
beş metre küp çimento dökmek), oldukça ciddi olaylar (eski patro-
nun evine, müşterinizi çalıştırdığı her yıl için bir tane olmak üzere,
on üç tane kesik domuz kafası göndermek) arasında değişiyor. Bir
büro açıyorsunuz ve bir personel alıyorsunuz. Personel intikam
planlarını büyük bir gizlilik içinde – ve asla telefon ya da e-posta
kullanmadan – yönetiyor. İntikam Sanatçısı bürosundaki her şey
nakit parayla yapılıyor. Kanıt olabilecek belge bulunmuyor. Asla.
Eğlence olarak başlayan şey, tehlikeli bir yırtıcı kuşa kanat açıyor.
Bu kadınlar çok acımasız.
Artık eylemleri fiilen siz gerçekleştirmiyorsunuz – bunun için
adamlarınız var – bu nedenle, lider olarak nasıl hedef olduğunuzu
asla bilemeyeceksiniz. Bir gece yürüyerek eve dönerken, bir ses
duyuyorsunuz ve göğüs kafesinize bir şeyin çarptığını hissediyor-
sunuz. Eğilip bakınca, kazağınızın kan olduğunu ve boya fırçasının
ucunun çıktığını görüyorsunuz. Sizi kim boya fırçasıyla vurmuş
olabiliri
Bu, başından beri bisikletini flokladığınızı bilen kişiydi. Gazete
makalesi yüzünden o kadar alaya maruz kalan kişiydi; bir açılışta
öfke krizi geçirmiş ve galeri temsilciliğini kaybetmişti (şimdi de
hayatını kazanmak için Amoco benzin istasyonunda temizlik yapı-
yor.) Bu Mark’tı. Başından beri sizi takip ediyordu. Hafızalardansilinmek için yıllar geçmesini beklemiş, boya fırçasının sapını siv-
riltmiş ve sizi vurmak için bir yay kullanmıştı. Mark sadece bir sa-
natçı değil, aynı zamanda lanet olası bir şairdi.
Karanlıkta yavaş yavaş ölüyorsunuz. Etrafta size yardım edebi-
lecek hiç kimse yok. İlerideki ışığı takip ediyorsunuz, yavaş yavaş
altın portakalı rengine, sonra kan kırmızısına, çürük moruna ve en
sonunda siyaha dönüşüyor. Kendinizi bir boşluktaymış gibi hissedi-
yorsunuz. Duman kokusu var. Ayaklarınızın altında çıtırtılar var,
sanki balık kılçığı üstünde yürüyorsunuz. Yanıp sönen mavi ışıklar
kara sulara yansıyor. Bu gizli dünyada ağır ağır hışırdayarak dolanı-
yorsunuz. Küçük bir alüminyum banka ulaşıyorsunuz ve oturuyor-
sunuz. escort bayan
Oturunca, kıpırdayamadığınızı fark ediyorsunuz. Oturduğunuz
yer kaygan ve yapışkan; ayaklarınız, altındaki çakıllı toprağa ya-
pışmış durumda. Karşınızdaki mavi duvarda bir film titreşmeye
başlıyor. Bu, sizin hayatınızla ilgili siyah-beyaz bir belgesel ama
bütün iyi tarafları kesilmiş. Çok cesur. Hayatınızda yaptığınız her
aptal kötü bencil şey – her intikam, yalan, kötü davranış – hepsi
videoya alınmış ve şimdi siz izleyesiniz diye, baştan sona oynatılı-
yor. Birisi sizi her küçük düşürdüğünde, her kötü söz, her kaza
tekrar tekrar gösteriliyor. Konuşabileceğiniz hiç kimse yok – neler
olduğunu sorabileceğiniz hiç kimse yok – ayağa kalkamıyorsunuz,
gidemiyorsunuz. Kişisel gaflarınızı sonsuza dek seyretmek zorunda
bırakılıyorsunuz… ve bunlardan çok sayıda var.Bir intikam hareketi yeterli. Bütün bunlar çok sinir bozucu. Za-
ten yapmak istememiştiniz, yapmak zorunda kaldınız. Şimdi de bir
şişe şarap açmak zorundasınız… sonra bir şişe daha, bir şişe daha.
İçiyorsunuz, içiyorsunuz. Sonunda bir gece, yarı baygın durumday-
ken, salınarak evden çıkıyorsunuz, otobanın yanından bir ormana
doğru ilerliyorsunuz. Ne olduğunu anlamadan, kendinizi otobanın
refüjünde buluyorsunuz ve bir kamyon size doğru sallanarak iler-
lerken acı acı fren yapıyor. Kamyon refüje dalarak büyük bir gürül-
tüyle çarpıyor, sürücüsü pencereden dışarı fırlıyor. istanbul kondomsuz kalan escort
Uyandığınız zaman etrafınızda tüpler ve bipleyen makineler var
ve her yeriniz ağrıyor. Birisi hayatta olduğunuz için şanslı olduğu-
nuzu söylüyor, zira diğer adam değil. Kamyon sürücüsü ölmüş. Size
çarpmamak için direksiyonu kırmış ve bu süreçte kendini öldür-
müş. Otobanda ne yapıyordunuz? Orada, hastanenin içinde sizi
halka açık yerlerde sarhoş olmanın yanı sıra motorlu araç kullan-
madan otobanı geçmekten ve kasıtsız adam öldürme suçundan
tutukluyorlar. O ifade. “Kasıtsız adam öldürme.”
Bu sizin ilk suçunuz olduğundan ve kamyon sürücüsünün ka-
nındaki alkol miktarının, sizinkinden yüksek olduğu belirlendiğin-
den, ucuz kurtuluyorsunuz. Sizi hapse göndermeyecekler. Ancak,
alkol ve uyuşturucu kullanımı yüzünden yatan hasta tedavi merke-zine gitmeniz, yüz saat kamu hizmeti yapmanız gerekiyor, ayrıca,  istanbul escort bayan
kamyon sürücüsünün ailesine cenaze masraflarının tamamını
ödemek zorundasınız. Bu kadar kolay kurtulmak istemiyordunuz.
Kendinizi çok kötü hissediyorsunuz.
Sonunda kendinizi, suçluların gönderildiği tedavi merkezi olan
Merhamet Evi’nde buluyorsunuz. Hemen uyum sağlıyorsunuz.
Ayılma yolundaki yorucu sürece başlıyorsunuz.
Bu süreçte grup terapisi, konuşma terapisi, fizik tedavi, düşün-
ce terapisi, sanat terapisi, kutsal kitap okuma seansları, günlük
meditasyon okumaları, deneyim paylaşımı, kişisel bağlar kurma,
kurallara uyma var. İçki yok, uyuşturucu yok, diğer hastalarla uy-
gunsuz temaslar yok (yani seks yok).
Ayakkabı bağı yok (elişi odasında bir şekilde kendini ayakkabı-
larının bağıyla asan kızla ilgili sevimsiz olaydan beri). Sonuçta bu-
rası epey kasvetli bir yer ve bu işin üstesinden nasıl geleceğinizi
bilemiyorsunuz. istanbul escort
Sonra Brian’la tanışıyorsunuz. Uzun boylu, zayıf, kabarık saçlı,
kare çeneli. Bir gün neredeyse bilincini kaybetmiş bir şekilde geli-
yor ve sarhoşken Jim Beam kurabiyesi yapmaya çalışarak evini
yaktıktan sonra, tedavi olmak için gönüllü olarak kliniğe yattığını
anlatıyor. Sonunda grup terapisine katılabildiği zaman, feci görü-
nüyor, saçları diken diken olmuş, yüzü asık ve yorgun. Odaya girin-
ce size gülümsüyor ve aranızda bir şimşek çakıyor, sanki daha
önce tanışmış ve iyi vakit geçirmişsiniz.
Bu konuda kitabı olan bir kadın var. (Kitabın adını hatırlayamı-
yorsunuz ama Merhamet Evi’nin kütüphanesinden alıp okumuştu-
nuz.) Ameliyat masasında makineler on dakika süreyle düz çizgi
göstermiş, yani yazar tamamen ölmüş fakat sonra yeniden canlan-
dırmışlar. Ölü olduğu sırada cennete gittiğini ve meleklerin ona
dünyayı açıkladığını iddia ediyordu. Anlaşılan dünya melekler için
bir acemi birliği gibi; buraya gelmeyi biz tercih ediyoruz ve sadece
en parlak, en güçlü melekler gelebiliyor. Hep bir şeyler öğrenmek

Listing ID: 535550445a26b2b0

Report problem

Processing your request, Please wait....

Cevap Yaz

Yorum yazabilmek için Giriş yapmalısınız.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-133360138-2');